Hem gezgin hem yerli olmak. İşte bütün mesele bu!

FIRENZE LOVE!

FIRENZE LOVE!

Daha önceki yazılarımdan birinde İtalya’ya gidiyorum demiştim. Gitmeyi geçip yerleşmeye karar verip döndüm; Floransa’ya ya da Firenze’ye!  İtalyanlar da kendilerine çok benzettiler beni pek bir motive oldum zaten, bence de kesin bir yakınlık var yani. Sonuç olarak MÜKEMMELDİ!

 Aşk

Ne anlatayım, nasıl anlatayım bilemiyorum. Hani çok iyi geçen şeyleri anlatamaz, “ee nasıldı?” diye sorulunca kitlenir kalır “trafikte şöyleydi, insanları da iyi” den fazla bir şey diyemezsiniz ya, hala o durumdayım. (Bu arada Ankara’ya döndüm, hatta okulun ilk haftası bitti bile 🙁 ) Kısaca özetlemeye ve işinize yarayacak bir kaç temel bilgi verip mümkün olduğunca uzatmadan anlatmaya çalışacağım.

 Roma’dan Floransa’ya Varış

Ben ilk önce Roma- Fiumicino hava alanından Termini tren istasyonuna geçtim. Daha sonra Trenitalia dan Floransa’ya doğru 20 dk sonra yola çıkacak olan hızlı trene bilet aldım(ben gidiş- dönüş aldım, gidişe 43, dönüş içinse 29 euro verdim ancak internetten en az bir gün önce satın aldığınızda daha ucuza geliyor, hava alanında shuttlela Terminiye gitmekte 4-5 euro civarı tutuyor). Akşam Floransa’ya vardıktan sonra 6 gece kalacağım Plus Florence isimli hostelime gidip yerleştim ve yolda rahatsızlandığım için ilk gece başka hiçbir şey yapamadım. Ertesi sabah 7 de zınk diye uyanınca duşumu alıp daha öncesinde hazırladığım listelere bakarak 6 günlük programıma başladım, tabi yaptığım planlara birebir uyamadım ancak listede ki her yeri gezdim, gördüm, bence öncesinde net olmasa da bir planlama yapmak her zaman faydalıdır kısa süreli seyahatler için. Mutlaka şuraları görmeniz lazım falan diye bir liste sunamayacağım çünkü bence gerçekten her yeri görmeniz ve Floransa’da yaşıyormuşçasına keyfini çıkarmanız lazım.

Favoriler

Tabi ocak ortalarında gittiğim için hava soğuk bazen de yağmurluydu ama gezmemi engelleyecek kadar değil, öyle olsaydı da gezerdim zaten. Meydanlardan başlayayım anlatmaya, ortasında atlı karınca bulunan Piazza della Republica, San Lorenzo bazilikasının bulunduğu San Lorenzo, Duomo katedralinin bulunduğu Duomo  ve Santa Croce meydanları benim favorilerim. Hem dinlenmek hem kafelerine oturup kahve veya şarap içmek için hoş yerler. Bu arada bol bol kahve ve şarap için, bir daha o kadar iyisini ve keyiflisini muhtemelen bulamayabilirsiniz. Chianti, Montelcino Toskana bölgesinin yerel ve en popüler şaraplarından, kafelerde ayaküstü barda kahve özellikle de espresso içmek günlük rutinin en çok tekrarlanan olayı. 
 
 

İpuçları

Bu arada barda ayaküstü bir şeyler yiyip içmekle masada yiyip içmek arasında pek çok mekanda fiyat farkı var, “service charge” dedikleri ücreti ekliyorlar “table” seçtiğiniz zaman.Onun yerine “take away” yaparsanız “service charge” ödemiyorsunuz.

Pazar günü Floransa’da iseniz eğer Santa Spirito meydanında ki pazara uğrayın ve eğer şanslı bir pazardaysanız(özel bir gün falan olması gerekiyor) Piazza della Indipendenza meydanındaki antikacı ve 2. elciler pazarına da mutlaka uğrayın.  

Floransa da gerçekten ulaşım araçlarını kullanmanıza gerek yok. Her yere gayet rahat yürüyerek gidebilirsiniz, en uzak noktalarından biri olan Piazzale Michelangelo’ya da uzun merdivenlerden çıkarak ulaşabilirsiniz, Şehri bir de tepeden seyredin. Bu arada giderken de yanınıza marketlerde bile bulunan Prosecco adlı İtalyan şampanyasından alıp gidin, benim yerime de için.

Yeme İçme’ye Dair Mini Bir Özet

Bir de cumartesi-pazar akşamları 7-8 civarı Ponte Vecchio köprüsünde çalan müzisyeni dinlemeye mutlaka gidin, hem insanlara, hem manzaraya hem de müziğe doyarsınız. Hatta giderken yol üstünde Via Por S. Maria 32r de bulunan Queen Victoria’dan dondurma veya dükkanlardan birinden şarap alın.

Uffizi ve Academia galerilerini gezin, doya doya Da Vinci, Michelangelo ve pek çok ünlü ve başarılı ressamın, heykeltraşın eserlerine bakın, gözleriniz şenlensin 🙂 Zaten sadece sokakları dolaşsanız bile hala bir rönesans yaşanıyormuş havası olduğunu fark edersiniz. Duomo katedralini bir kaç kez görün bence, ben doyamadım.

Mercato Centrale’ de ki Marconcini’den şarap, çikolata, balsamik ne bulduysanız alın, hem uygun fiyata güzel şeyler alabileceğiniz hem de tadım yapıp fikir alabileceğiniz bir yer. Yellow bar (Via del Proconsolo, 39r) da pizza yiyin, pizzanıza bol bol balzamik, zeytinyağı da dökün iyi gelir. Bu arada akşam ve öğlen yemekleri saatlerinizi ayarlarken bazı mekanların (yüzde ellisi en azından) belli saat aralıklarında kapalı olduklarını da unutmayın (siesta dedikleri saat aralığı), önlerinden geçerken şöyle bir göz atın menü ve saatlere. Son olarak bayıla bayıla yediğim et ve makarna menüleri, şirin çalışanları olan Antica Trattoria Il Giardino’yu (Via della Scala, 61r) da tavsiye ederim, yakınında bulunan barları da. Trip advisor amblemi olan her yere atlamayın, göreceksiniz ki İtalya’da çoğu yer trip advisor onaylı zaten. Trattoria ve kafelerinin pek çoğu da gerçekten iyi ama bence.

 Pisa

Eğer fazladan zamanınız varsa günü birlik bir Pisa turu yapabilirsiniz. Gidiş tren biletleri 11 euro idi. Ancak ben gidiş dönüşü bir tura katılarak 19 euro ya getirdim, 22 euro yerine (sadece ulaşım için belirlenen fiyat). Şansıma bir de tur rehberine denk geldim, katedrale ücretsiz girdim böylece. Pisa’ya 2 saatinizi ayırsanız rahat rahat gezer dönersiniz. İsterseniz yol üstünde yeşili bol, şirin ve tarihi bir köy olan Lucca bölgesine de uğrayabilirsiniz. Yol yaklaşık 1 saat 15 dakika sürüyor.
Size Floransa ile alakalı daha pek çok şey anlatabilirdim. Her günümü ayrı ayrı detaylarına kadar yazabilirdim ama hem sıkıcı hem uzun olur üstelik yine de yetmez Floransa’yı anlatmaya. Gidin ve görün! Yine de soru ve yorumlarınız ve daha fazla bilgi almak için aşağıdaki yorum butonunu ya da reklam&iletişim butonunu kullanabilirsiniz:) ANNE BEN AŞIK OLDUM.
Paylaş


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir