Hem gezgin hem yerli olmak. İşte bütün mesele bu!

PORTEKİZ GÜNLÜKLERİ- EVS- AGH

PORTEKİZ GÜNLÜKLERİ- EVS- AGH
Ben buralara geleli 50 günü geçti, son haftam artık, 10 u gecesi Madrid’e 9 saat sürecek olan bir otobüs yolculuğuyla varmış olacağım.  Portekiz macerası -şimdilik!- bitmiş oluyor yani. Bu bir veda yazısı değil ama. Bu daha çok EVS süresince yaşadığım ülkede benim için neler oldu neler bitti yazısı . Hayatımın iki ayının kısa bir özeti gibi. Veda yazısı daha sonra…
 
Portekiz’e geldiğim ilk haftanın sonunda kısaca EVS e neden geldim, gelince ilk nelerle karşılaştım ve ne yapacağım diye bir girizgahta bulunmuştum (Portekiz girizgahı bu yazı için tık tık). Şimdi genel olarak Portekiz’de ne yaptım ve şimdi ne yapacağım’dan bahsedeceğim aslında. Evs’ten aldığımız eğitimden, yaptığımız ya da yap-a-madığımız işlerden, Portekiz’den bahsedeceğim biraz.
Coimbra’da hostelden çıkarken

Hatırlatma

Öncelikle hatırlatma olması amacıyla bulunduğum yerden ve projeden bahsedecek olursam, Arrouquelas isimli Lizbon’a 80 km uzaklıkta bulunan Rio Maior belediyesine bağlı bir köyde 7 kişiyle birlikte iki katlı bir evde, bahçemizde köpeğimiz Staky ile birlikte yaşıyoruz. Bazıları daha önce gelmiş projeye, hatta dün 1 yıllık proje süresini doldurup ülkesi Estonya’ya döndü, Deniz benimle aynı gün gelmişti: 12 Ocak. Bizimkisi Tav aracılığıyla dahil olduğumuz kısa dönem Avrupa Gönüllülük Projesi: Take the Chance. 11 martta sona eriyor. Ben 7 martta Lizbon’a geçeceğim önce, 3 gece kaldıktan sonra da yazının başında belirttiğim üzere de 10 u gecesi Alsa firmasıyla Madrid’e otobüs yolculuğu yapacağım 4 gece için. Ama bu ayrı bir yazının konusu. Projenin ve koşulların özeti bu aslında. Yaptığımız işlere, yaşadıklarımıza gelecek olursak…

Proje

Açıkçası gelirken beklentim daha yüksekti projeyle ilgili, fakat burada organizasyon eksikliğinden dolayı bazı işlerde yeteri verimi sağlayamadığımızı, umduğum kadar aktif olamadığımızı düşünüyorum. Örneğin, Naturidade (huzurevi) için yapabileceklerimiz orada ki insanların sağlığı açısından çok sınırlı, yapabileceklerimizin çoğunu da zaten yapıyorlar, yapabileceklerimiz için de örneğin benim gerçekten zaman, materyal, planlama sıkıntım oldu. Ne yazık ki organizasyondan kaynaklı olarak. Aynı şekilde çalışmaktan en çok keyif aldığım ve en aktif hissettiğim yer O Ninho (özel ihtiyaç sahipleri için olan eğitim yeri) dan bile uzun süre materyal gelecekti, şu kişiden izin alınacaktı, şu insandan mail gelecekti diye diye elimde uzunca bir etkinlik listesi olduğu halde içime sinen herhangi bir projemi gerçekleştiremeden ayrılıyorum (sorun O Ninho kaynaklı değil, ağırlayan organizasyon ve mentör kaynaklı). Okul için ise (otistik çocukların da bulunduğu) yapabileceklerimiz ya da yapmamız gerekenler için çok geç bilgilendirildiğimiz için çok güzel olabilecek etkinlikleri gerçekleştirememiş olduk. Hayır hayır, projeden nefret etmiyorum, tatmin olmadım sadece.

 

(İlk) Eski ofis

 

 

 

Bu da evimizin bahçesine prefabrik olarak kondurulan yeni ofis, hala tadilat işleri sürerken

 Ne Yaptık?

Hiç mi iyi bir şey yapmadık? Yapmaz olur muyuz?! Refood projesi var, Türkiye’de de birileriyle denemiştik bir aralar benzerini, sanırım yapanlar var hala, varsa bana da yazın da destek olayım, bir şey yapayım 🙂 Anlaştığımız bir marketler zincirinin iki marketinden hafta içi her gün son kullanma tarihi yaklaşmış ya da son gününde olan yiyecekleri alıp elinde belgesi, bilgisi olan belirlenmiş bir mahalledeki zor durumda olan insanlara, bir kilisenin arka mutfağından dağıtım yapıyoruz. Proje taze henüz, hem daha çok marketle anlaşmaya, hem dağıtım ve yiyecek toplama için daha fazla insan ve uygun araç bulmaya hem de projeyi daha küçük köylere ve daha çok insana ulaştırmaya çalışıyorlar.
 
O Ninho da el işleri, boyamalar, çizimler, kütüphane etkinlikleri, düzenli dans, spor dersleri, her çarşamba öğleden önce yüzme günleri yapıyoruz. Daha da bir sürü şey… Naturidade aynı dili konuşamadığımız amcalarla,teyzelerle Charlie Chaplin filmi izleyip çarşambaları tombala oynayıp zaman geçiriyoruz, gülümsüyoruz, sevgimizi paylaşıyoruz. Ama kendi(gönüllüler olarak) yarattığımız projeleri gerçekleştirememiş olmak rahatsız hissettiriyor. Hiç kimse yapamadı sanmayın, örneğin dün uğurladığımız arkadaşın yaptığı pek çok etkinlik olmuştu 1 yıl içinde. Ama 1 yılda ancak.

 

O Ninho da dans

 

Rio Maior kütüphanesi, O Ninho etkinliği
Bir de tatiller var. Normalde hafta sonları  dışında çalıştığınız her ay ekstradan 2 gün daha izniniz oluyor (Ben mentörün insiyatifiyle 2 ayda totalde 4 değil 5 gün izin yaptım). Bu izinlerimin 3 gününü haftasonu ile birleştirerek bir önceki yazımda  bahsettiğim Algarve turuna çıktım. Diğer iki günü de Guimaraes’te ki eğitim bitiminde yine hafta sonu ile birleştirerek bundan sonraki yazılarımda bahsedeceğim Kuzey Portekiz gezmesinde kullandım.

 

Bende onların bebeği isem demek ki 🙂

 

 

EVS i anlatan canlı bir heykel yapın dediler 🙂 Eğitimden.

Eğitim

Bunların dışında On Arrival denilen bir Evs eğitimine yeni gelen bütün gönüllüler sezon olarak denk geliyorsa katılmak durumunda. Bizimkisi Portekiz’in doğduğu yer denilen Guimaraes’da, Pousadas de Juventude Youth hostelde idi.  Hostel tamamen eğitimlere katılacak olan 30 kişilik gönüllü gurubu için Ulusal Ajans tarafından ayrılmıştı. Yaygın eğitim ya da non- formal eğitim denen bu Evs On Arrival eğitiminde yemek araları, kahve molaları, 1 saatlik dinlenme arası ile birlikte 12 saati geçen eğitimlere girdik. Neredeyse hepsi hem çok işlevsel ve geliştirici hem de çok keyifli ve eğlenceliydi. Kafamda bir sürü ışık yaktı diyebilirim. Ayrıca orada tanıştığım pek çok yeni insan sayesinde benim de kafamın içinde yeni ve güzel ağaçlıklı yollara çıkan kapılar açıldı. Tabi ki bir Facebook grubumuz da var, ama elbette ki bazılarıyla daha yakın hissediyorum 29 kişiye birden aynı şekilde hissetmek mümkün değil. Yine de hepsi benim bebeklerim <3
 
 
Porto, Ribeira’ya bakan tepelerden birinden
Bunlar işte, projede, Portekiz’de günlerimi nasıl ve neden böyle geçirdiğimin özetiydi. Elbette ki öğrendiklerim, deneyimlerim ve hissettiklerimde var, kafamda çakan ışıklar, gözyaşları,umut 🙂 Portekiz’e veda etmeme çok çok az var ve bu dediklerimi son ana kadar yazıya dökebilecek gücüm yok şimdi. Önce biraz daha sindirmem, neleri sesli söyleyip söyleyemeyeceğime dair karar vermem lazım.
 
Ufak bir Türkçe seslendirmede bulunduğum bir tiyatro oyunu- Rio Maior
Agh girizgah yazısı için buraya ya da yazı içindeki linke tıklayabilirsiniz, Algarve yazısı içinde aynı şekilde. Bunların haricinde daha detaylı merak ettikleriniz,sorularınız varsa, hakkında daha detaylı  yazmamı istediğiniz konular varsa, siteye yorumlara yazabilir, e-mail atabilirsiniz, ben de böylece daha çok paylaşır, daha çok öğrenir, daha çok anlatır ve mutlu olurum canlar 🙂
Paylaş


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir